EMITT Turizm Fuarı Kapılarını Açtı

EMITT Turizm Fuarı 24’üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, KKTC Turizm Bakanı Ünal Üstel ve Malta Turizm Bakanı Konrad Mizzi da katıldı.
Açılışta konuşan Hyve Group Direktörü Hacer Aydın, EMITT’in dünyanın en büyük 4 turizm fuarı arasındaki yerini aldığını belirtti. Turizmcilerin daha iyi bir fuar geçirmesi için tüm güçleri ile çalıştıklarını kaydeden Aydın, dünyanın farklı ülkelerinde 200 tur operatörünün fuara davet edildiğini ve 2 bin görüşme planlandığını ifade etti.

Aydın, “Sektörün tartışıldığı etkinliklerin sayısını arttırdık. EMITT Fuarı Türkiye ve dünya turizminin tartışıldığı bir platform olduğunu kanıtladı. Türkiye turizmi daha da büyüyecek ve EMITT bu büyümeye katkı sunan bir platform olmaya devam edecek.Türkiye’nin 2023 hedefi 70 milyon turist, 65 milyar dolar turizm geliri. EMITT’in 2023 hedefi ise150 ülke 150 bin ziyaretçi” diye konuştu.
Kıyılara sıkışan turizm, Anadolu’ya yayılmalı

Açılışta konuşan TÜROFED Başkanı Sururi Çorabatır ise, EMITT’in kıyıya sıkışan turizmin Anadolu’ya yayılmasında önemli bir rol oynadığına dikkat çekti. Geçen yıla kadar kalkınma ajanslarının destekleriyle turizme katılan şehirlerin, bu desteğin kesilmesi nedeniyle fuara katılamadığını ifade

eden Çorabatır, “Anadolu şehirlerinin tanıtımına destek verilmesi gerekiyor. 2016 krizinde iç turizmin ne kadar önemli olduğunu gördük. İtalya, Almanya, İspanya gibi ülkelerde iç pazar yüzde 25 ilken bizde yüzde 10 civarında’’ ifadelerini kullandı.
Turist sayısındaki bu artışı kişi başı gelirlerde yansıtmalıyız

2016 – 2017 yıllarında yaşadığımız gelişmeler sonrasında turizm sektörü ciddi bir kan kaybetti. Yaşadığımız tüm olumsuz olaylara rağmen yılmadan, pes etmeden yaptığımız çalışmalarla zorlu süreçleri geride bıraktık. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre 2018 yılı itibarı ile tekrar Dünya’nın en çok ziyaretçi ağırlayan 6. ülkesi konumuna yükseldik. 2019 yılı ise rekorların kırıldığı bir yıl oldu.

2020 yılının da aldığımız verilere göre çift haneli yükselişlerle geçeceği öngörülüyor. Turist sayısı anlamında hedefimize hızla ilerliyoruz ancak turist sayısında ki bu artışı kişi başı gelirlerde yansıtmalıyız.
Artık temel hedefimiz sayı değil gelir odaklı olmalıdır. Kişi başı geliri 650 dolar değil, bunu öncelikle 750 dolara nihayetinde 1000 dolara doğru yükseltmeliyiz. Böyle bir potansiyelimiz mevcut. Yeter ki, sektör bileşenleri enerjilerini bu yönde harcasınlar. Bizler, bu noktada çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Yakaladığımız başarı büyük olsa da rehavete kapılma şansımız bulunmamaktadır.

Hiç olmadığı kadar keskin bir rekabet var

Dünyadaki ticaret savaşları acımasızca devam etmektedir. Tüm destinasyonlar, daha çok turist ağırlamak, daha çok turizm geliri elde etmek için hiç olmadığı kadar keskin bir rekabet içine girmiş durumda. Sizlerin gayret ve emeği ile yakalanan yükselişle turizmden elde ettiğimiz gelir, Türkiye’nin dış ticaret açığını tek başına kapatır hale geldi. Turizmin, ülkemizin diğer sektörleri ile karşılaştırıldığında ekonomik anlamda en stratejik sektörü olduğu artık herkes tarafından tartışmasız bir biçimde kabul edilmiştir.
Turizmi konuşurken dijitalleşmeden de bahsetmek isterim. Konaklayan her bir misafir bizler için bir veri kaynağı. Misafirlerimizden topladığımız tüm bu verilerle tüketici eğilim ve beklentilerine ilişkin anlamlı sonuçlara ulaşacağımız “Big Data” olarak tabir edilen dijital bir arşiv oluşturmamız gerekiyor. Yükselen teknoloji ile birlikte bir taraftan misafirin seyahatini kolaylaştırırken diğer taraftan maliyetlerimizi etkileyecek dijital dönüşüm çağına ayak uydurmamız lazım. Birlikteliğimizden doğan güçle tüm bu alanlarda değişimleri hayata geçirmemiz, sektörümüzün önünü açarak ülkemizi rakiplerimizin karşısında bir adım öne çıkmasını sağlamamız gerekiyor.

İstanbul kendi başına ayrı bir turizm markası

İstanbul için de ayrı bir parantez açmak istiyorum. 16 milyon insanın yaşadığı ve günlük hareketleriyle neredeyse 20 milyonluk insan trafiğine ulaşan İstanbul’a EMITT’in de katkısı vardır. İstanbul kendi başına ayrı bir destinasyon ayrı bir turizm markasıdır. İstanbul’un Londra, Barcelona, Paris ve Roma gibi şehirlerden hiçbir farkı yoktur, bilakis fazlası vardır.
Yeni havalimanının katkısı ise İstanbul için önemli bir avantajdır. İstanbul’un gerek Dünya’da gerekse Türk turizminde daha iyi konumda olması ülkemize döviz girdisi olarak çok daha fazla katkı sağlayacaktır. İstanbul için Turofed olarak her zaman fikirlerimizi ve tecrübelerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim.

Turizm sektörü için önemli bir noktaya daha işaret etmek istiyorum. Turizm çalışanlarını buradan selamlıyorum. Turizm çalışanlarının gayretleri ile Türkiye turizmi ciddi bir yol aldı. Onların gayretlerini görmemezlikten gelemeyiz. Başta turizm çalışanları olmak üzere tüm turizm camiasına da gösterdikleri gayret için teşekkür ediyorum.

0 Yorum

Yorum Bulunamadı

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir